BLOG

blog'a geri dön

3 yorum var - 03 Nisan 2008 15:58

ironik bir sorudur;

hesaplaşma zamanlarında gelir akla..kendinle hesaplaşmaya oturduğunda..bilinçsizce tüketilen ömrün muhasebesi yapılırken..pişmanlıkları aktif pasif olarak ayırırken yaşam bilançosunda..duran varlıklarda yorgunluk, dönen varlıklarda zaman varken..

anı yaşamaktır belki bu sadece ya da hep bir şeylerin peşinde koşarken farketmediğimiz ayrıntıların farkındalığı..hani ağdalı bir söz vardır ya bununla ilintili;

"güle ulaşmak için ezilen papatyalar"

kendimize biçtiğimiz zaferlere giderken, hedeflerimize koşarken hayatın belirli noktalarında filiz vermiş papatyaları eziyoruz..her bir papatya bir pişmanlık olarak işliyor muhasebe hanemize sonra, üzülüyoruz..

hayat beklemiyor bizi..biz hayatın peşinden koşturur oluyoruz..bir gün belki yakalarız umudu hep içimizde, yakaladığımızda aslında biz olacak, farketmiyoruz..hayallerimizi tüketirken yaşam denen realitede, geriye dönüp baktığımızda onları nasıl kendi ellerimizle öldürdüğümüz görüyoruz..lanet okuyoruz belki hayata, hayıflanıyoruz ama hayatımıza yön veren biziz anlamıyoruz..

herkes hayat şartları diyor ya, idealizmimizi öldürüyoruz..şartlara ayak uydururken asimile olup, kendimizi mutasyona uğratıyoruz..hayat nasıl geçiyor geçiyor düşünürken, değişimimizi yadırgar oluyoruz..zamanın girdabında savrulurken, varacağımız yeri kestiremiyoruz..

dakikalar geçmek bilmezken, ömür tükeniveriyor..sevdiğimiz bir işle uğraşırken anlamayız ya zamanın nasıl geçtiğini o zaman hayatı seviyoruz büyüdükçe, ya da hayat artık sıramızı savmak istiyor kontenjan oluşsun diye..anlarımız bile değerli oluyor, günlerimizi biriktiriyoruz hatıra olsun diye, aylarımız göz açıp kapayıncaya kadar uzaklaşıyor, yıllarımız hatıra oluveriyor küçük bir zaman dilimi içinde..

aklar düşüyor saçlarımıza, çizgiler oluşuyor yüzümüzde her birinin bir anlamı olan..biz kendi zamanımızdan çalıyoruz..zaman ile mücadelede kaybeden hep biz oluyoruz..

"tanrım ne zaman bitti bu ay?" sorusunu sorduğumda kendime cevabı verene kadar mesaim bitmiş oluyor...günler doluyor, günler boşalıyor..nisandan avans alıyoruz belki, mayısa borcumuz olsun..

Bir editör, kendi adını içermeyen bütün katalogların kataloğunu yapmak istiyor. Kendi adını içermeyen kataloglara örnek olarak şunu verebiliriz mesela , elimizde Türk Şarapları Kataloğu olsun. Bu kitap, şarap olmadığından kendi adını içermeyecektir. Buna karşılık bir Kitaplar Kataloğu kendi adınıda içermelidir; çünkü kendiside bir kitaptır. Yukarda sözünü ettiğimiz editör, bir Kitaplar Kataloğu oluşturmak peşinde değil. O kendi adını içermeyen katalogların katoloğunu yapmak istiyor. Kendi adını içermeyen katologların kataloğu, kendi adını içermeli midir?
Bu katalog, kendi adını içerirse , kendi adını içeren kataloglar grubuna girer; oysa bu, kendi adını içermeyen katalogların kataloğudur; demek ki bu katalog kendi adını içeremez. Fakat bu katalog kendi adını içermezse, kendi adını içermeyen kataloglar grubuna dahil olur ki o zaman da kendi adını içermesi gerekir.
not:alakasız oldu evet, bi ziktirip gidiyorum

mutandhttps  03 Nisan 2008 18:04  

hayatın kendisini de Tanrı' dan avans almadık mı?

Big K  24 Nisan 2008 19:21  

bir cevap buldun mu sorulara???
öyle bir geçer zaman ki!!

depresifik  22 Mayıs 2008 18:19  
bu yazıya puanı basanlar: